Zanzibar – Tanzanya
13 November 2013

“Yaklaşık 1 yıl sonra serinin ikinci yazısıyla karşınızdayız. Zanzibar gezimizin notlarını geç de olsa yazdık, umarım sizin içinde güzel bir rehber olur.” (Yazı Onur’a ait olup fotolar bendeniz tarafından cep telefonu ile çekimiştir)

Selous’da safari (linklerde notlarımızı bulabilirsiniz) oldukça keyifli ancak bir o kadar da yorucuydu. Sabah en geç 6’da gün ışırken kalkıp öğlen 1-2 saatlik kısa bir mola hariç ki bu molada da hava yaklaşık 40 dereceye vuruyor ve feci bunaltıcı oluyordu tüm gün araç üzerinde hoplaya zıplaya dolaşmak doğal olarak 3 gün boyunca bizi oldukça yormuştu. Böyle olacağını da doğrusu tahmin ettiğimizden safari sonrasına uzun süredir incelediğimiz ve gitmeye niyetlendiğimiz Zanzibar seyahatini ekledik.

Zanzibar’a ulaşmak için Selous’dan pır pır uçaklarla başkent Dar Es Salaam’a geri geliyor ve buradan gene başka bir pır pır uçakla yaklaşık 30 dakikalık bir yolculuk yapıyorsunuz. Türkiye’den safari yapmadan direkt gelmek isteyenlere THY’nin Dar Es Salaam’a direkt uçuşu olduğunu ve saçma saatleri hariç çok da yorulmadan ulaşabileceklerini tekrardan hatırlatmak gerekiyor.

Zanzibar bir taraftan muhteşem deniziyle bizlere muhteşem bir yaz tatili imkanı sunarken diğer taraftan da hiç de küçümsenmeyecek bir tarih ve kültüre de ev sahipliği yapıyor.  Çok tarih anlatıp sizi bunaltmak istemiyorum ama özetle İran’dan göç edenler tarafından kurulup tarihi boyunca Portekiz, Arap ve İngiliz hakimiyetinde kaldığını belirtirsek ne kadar değişik kültürlerin karışımı bir coğrafya olduğunu biraz da olsa hayal edebilirsiniz.

Adanın başkenti aynı zamanda Unesco World Heritage Site listesinde de bulunan Stone Town. Zaten bu adaya gelip de sadece bir otelde kalmak ve Stone Town’u ziyaret etmemek büyük kayıp olur.

Biz safaride maliyetlerimiz çok arttığından ve süprizle karşılaşmak istemediğimizden hiç sevmediğimiz ve tercih etmediğimiz bir konsept olmasına rağmen herşey dahil bir otelde kalmayı tercih ettik. Otelimiz http://dreamofzanzibar.diamonds-resorts.com/ adanın doğusunda Kiwengwa’da otellerin Antalya Belek gibi sıralandığı bir bölgede enfes bir denize sıfır konumda oldukça keyifli ve güzel bir oteldi. Zaten doğa o kadar güzel ki palmiye ağaçlarının oluşturduğu muhteşem bir orman denizin dibine kadar geliyor ve ormanla denizi hayatımızda daha önce görmediğimiz kadar güzel beyaz renkli pudra kıvamında bir kumsal ayırıyor.

Ama derseniz bugün olsa nereye gidersin, her ne kadar çok sevsek de bu otele değil tercihen kuzeyde Nungwi’de özellikle de Hilton Doubletree’de kalırım zaten bizden sonra da tavsiye ettiğimiz ve buraya giden tüm arkadaşlarımız çok büyük keyif aldı.

 Peki Zanzibar da neler yapabilirsiniz. Stonetown’u ayrı bir yazı konusu yapacağımızı belirterek kısaca sıralamak gerekirse;

  • Muhteşem denizin ve güneşin tadını sonuna kadar çıkarabilir
  • Deniz ürünlerinin her çeşidini çok ama çok ucuza yiyebilir (otelimizde sadece ikimiz için kumsala kurulan platform üzerinde, özel bir aşçı ve özel bir bir şef ile ıstakoz, king prawn ve diğer her türlü kabuklu / kabuksuz deniz ürünlerinden oluşan şampanyalı akşam yemeğine 36 Euro verdik)
  • Scuba diving veya snorkel yapıp Kaptan Nemo filminde gördüğünüz rengarenk balıkların tamamını hatta daha fazlasını görebilir
  • Yerel halkın fakirlik ve yoksulluk içinde olmasına karşılık halen çok mutlu olabileceklerini yerinde gözlemleyebilir
  • Dünyanın önde gelen baharat üreticisi olan bu adanın enfes baharatlarını dalında ve taze olarak görüp tadabileceğiniz turlara katılabilirsiniz.

Özetle dinlenmeyi ve denize girmeyi sınırlı ama doyurucu bir kültür gezisi ile kombin edip tatil yapmak isteyen herkese bu tropik adayı ziyaret etmesini tavsiye ediyorum. Özellikle de turizm ile yerel halkın gözü açılmadan ve vahşi kapitalist yapı tarafından tam olarak henüz ele geçirilmemişken…

 Son olarak Burcu’dan bir not: Çocukları sevindirmek ve gözlerinin içinin gülümsemesini sağlamak için yanınızda bol bol çikolata ve şekerleme götürüp dağıtın. Onların mutluluğuyla sizin mutluluğunuz emin olun bir kat daha artacak

 

Yazar: Burcu Çalışkan | 4 Yorum | Kategori: Gezelim Görelim

Yorumlar
  1. tugba tasyurek | 13 November 2013 , 10:05 am

    burcucum super oldu bu yazı. yaz tatılımızde zanzıbara gıtmeyı planlıyoruz. bende otel arastırıyordum. konum ve genel olarak baska onerecegın otel yoksa bızde bu otele gıdelım.

  2. Erkin | 07 December 2013 , 11:06 am

    İyiymiş. Hangi ayda gitmiştiniz? 40 derecede nem durumu nasıldı?

  3. hradmin | 09 December 2013 , 7:36 am

    Tugba rahatlılla bahsettiğimiz otellerden birini tercih edebilirsin. Zaten bizim kaldığımız tatil köyü de Trip Advisor dan ödül almış bu yıl

  4. hradmin | 09 December 2013 , 7:37 am

    Erkin biz Ekim ayında gitmiştik Stone Town da sıcaklık ve nem kendini hissettiriyor ama Uzakdoğudan yeni gelmiş biri olarak mukayese kabule tmez diyeyim sen anla. Yani nem çok zorlamaz. Özellikle sahilde ise nefis esen rüzgarlar vardı biz oradayken.

Yorum Bırakmak İçin

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *